3 Kasım 2022 Perşembe

ANADOLU İRFAN’I - Hz. Ömer

HZ. ÖMER

Bu toplumda bugüne değin bize vaazlarda, hutbelerde, kürsülerde, nutuklarda aktarılan rivayetlerdeki Hz. Ömer'in “devlet işi bitince söndürdüğü mumu” bugün artık devamlı yanıyor; işi bitince fırsat buldukça “halk ne alemde diye gezdiği” sokaklarda artık son model mersedes ve korumalarla konvoy halinde geziliyor, yoksul ve müstaz’af semtlere, evlere uğranılmıyor; Dicle’nin kıyısındaki kuzuları kurtlar çoktan kaptı bile, değil ‘adl-i ilahi’nin sorması, o kurtlarla işbirliği yapılıyor, hatta kurt kanunu yürürlükte; kilisede kılması istenilen fakat 'namaz kılarsam benden sonra burasını camiye çevirirler' yerine katedral ve kiliseler camiye dönüştürülüveriliyor; Kudüs yolunda Ömer'in devesine artık kimse münavebeli binmiyor,  binemiyor zira Ömer’i zikreden kişiler deveden hiç inmiyor; bedeli verilmesine rağmen rızası dışında arsasına cami yapıldığı için kendisine başvuran kadının şikayeti üzerine “camiyi yıkın ama adaleti yıkmayın” yerine tam tersi camiyi yıkmayın, yakmayın denilip adaleti yıkmakta bir beis görülmeyebiliyor; suikast sonrası ölüm döşeğinde “yerine oğlun halife olsun” diyenlere “bir evden bir kurban yeter” sözü kısa sürede unutuldu, oğullar babalarının tahtına oturuverdi, hatta akrabalar bile devletin makam-mevkilerine yerleşiverdiler. Ah Hz. Ömer(ra) ah, sen dillerde bir hikâyesin, menkıbesin, masalsın artık. Belki de “biz büyüdük ve kirlendi dünya” ya da bunlara inanacak çağı geçtik, ‘maymunun gözü açıldı’, karnımız tok artık. 



2 yorum:

  1. Tebrikler kardeşim. Harika olmuş

    YanıtlaSil
  2. Hocam güzel bir çalışma olmuş elinize sağlık

    YanıtlaSil