6 Eylül 2026 Pazar

KİTAP DEĞERLENDİRMESİ-2026/30 - ULVİ ŞEYLER-ULVİ ALACAKAPTAN

KİTAP DEĞERLENDİRMESİ-2026/30
ULVİ ŞEYLER-ULVİ ALACAKAPTAN

Tiyatro sanatçısı, yazar Ulvi Alacakaptan'ın yıllar önce "Ağzınıza Laik" ve "Zehir Zemberek" kitaplarını okumuştum. Bu kitap da bu seriden olup 90'lı yılların sonunda yazdığı köşe yazılarından oluşuyor. Esprili, güldürürken düşün-dürten, kelime oyunlarıyla taşlama yapan bir üslup hakim. Günümüze pek hitap etmeyen, mazide kalan olaylar, anılar ilgisini çekenler için okunabilir elbette, bende iz bırakmadı, etki yapmadı.





3 Eylül 2026 Perşembe

KONUK: DR. ABDULLAH KANSU / “BERABER YÜRÜDÜK BİZ BU YOLLARDA” SÖYLEŞİ -12-

BERABER YÜRÜDÜK BİZ BU YOLLARDA” SÖYLEŞİ -12 / KONUK: DR. ÖĞR. ÜYESİ ABDULLAH KANSU

Merhaba, Dr. Abdullah Kansu, İstanbul Süreyyapaşa Hastanesi’nde tanıdığım ve iki yıl aynı kurumda beraber çalıştığım Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doktor Öğretim Üyesi bir meslektaşımdır. Baştan söyleyeyim, bu söyleşi çok canlı, dinamik, esprili, neşeli, cıvıl cıvıl, adeta ‘teke tek’ formatında oldu. Abdullah’la önce Edirnekapı Ulubatlı’da buluşup birlikte Mihrimah Sultan Camisi’nden başlayarak mahalle turu yaptık, sonra boğaza nazır bir parkta oturup söyleştik. Yarım saat kadar konudan konuya atladık, bir sürü ismi zikrettik, dünden bugüne mazide gezinip felsefi ve edebi konulara daldık. Bu söyleşiyi mutlaka izleyin, ihmal etmeyin, ertelemeyin derim. İlgiyle izleyeceğinizi ve beğeneceğinizi (beğeni butonuna basarsanız sevinirim) umuyorum. Videoyu başkalarıyla da paylaşır ve kanalıma abone olursanız sevinirim. İyi seyirler.

Prof. Dr. İrfan Yalçınkaya

https://www.youtube.com/watch?v=FJ5lCYjshIc&t=18s



31 Ağustos 2026 Pazartesi

KİTAP DEĞERLENDİRMESİ-2026/29 - DERYA MAVİSİ Kanatsız Meleklere-PROF. DR. SEDAT GÜRKÖK

KİTAP DEĞERLENDİRMESİ-2026/29
DERYA MAVİSİ Kanatsız Meleklere-PROF. DR. SEDAT GÜRKÖK

Yazar göğüs cerrahisi uzmanı bir meslektaşımızdır. Kendisini özellikle bedelli askerlik yaptığım Ankara GATA'da iken yakından tanıma ve çalışma fırsatı bulmuştum. Mesleki anılarımı kaleme aldığım kitabım 'Benim Yolum'dan etkilenmiş ve bilahare o da anılarını 'Bize Her Yer GATA' ismiyle kaleme almıştı. Geçenlerde whatsapp'tan yeni kitabının çıktığını haber verdi. Tebrik etmek ve hayırlı olsun demek için aradığımda bu kitabının gerçek bir olaydan yola çıkarak hazırladığı ve kurguladığı bir roman olduğunu belirtti. Ben de bu vesileyle hemen okumak için not aldığım diğer kitaplarla birlikte sipariş verdim. Elime ulaşır ulaşmaz da hemen başlayıp bir günde (bir solukta, çırpıda) bitirdim. Öncelikle meslektaşımın roman gibi zor ve zahmetli edebi bir türe el atmasını takdir ettim, Daha önce tıbbi polisiye türünde roman yazan bir diğer göğüs cerrahisi uzmanı meslektaşımız Prof. Dr. Şeyda Örs Kaya'ya ait 'Kıskaç' romanını da bu vesileyle zikredeyim. Sedat, rahat okunan, akıcı, sürekleyici, heyecanlı, şaşırtıcı bir roman yazmış. Daha yolun başında olan yazara eğer bu yolda devam edecekse bazı önerilerim olacak. Kitabın içindeki bazı ifadeler ve tasvirler beni rahatsız etti, ama Sedat'ın dilini ve üslubunu bildiğim için şaşırmadım, fakat yine de daha dikkatli olunabilirdi. Bazı konularda tekrara düşmemeye özen gösterilse kitabın hacmi biraz azalabilirdi. Romanın ara başlıkları olmasa roman havasına daha uygun düşerdi. Dedim ya, yazar daha yolun başında ve katedeceği daha çok mesafe var. İlk roman denemesine göre gayet başarılı bulduğumu belirteyim. Marifet iltifata tabidir derler, yazarı tebrik ediyorum, ilginç ve şaşırtıcı bir imkansız aşk hikayesi okumak, bu cesarete, emeğe değer vermek ve yazarı yeni çalışmalara teşvik etmek için alıp okumanızı öneriyorum. Zira hekimlik, cerrahlık gibi zor ve zahmetli bir mesleği icra ederken bir de emek ve yetenek isteyen edebi çalışmalara imza atmak herkesin harcı değildir. Sedat kanaatimce işte bunu başarmış.


30 Ağustos 2026 Pazar

KİTAP DEĞERLENDİRMESİ-2026/28 - TIP BUDUR-EDİTÖR:İLKNUR ARSLANOĞLU

KİTAP DEĞERLENDİRMESİ-2026/28

Yıllar önce 'Tıp Bu Değil' kitaplarından ilkini okumuştum, diğerini ise okumadım. 'Tıp Budur' kitabını ise alalı çok olmasına rağmen bir türlü okumak kısmet olmamıştı. Sonunda çeşitli nedenlerle beş ay sürse de kitabı okuyup bitirmeyi başardım. Dünyada ve ülkemizdeki modern tıp felsefesini ve uygulamalarını irdeleyen bu tür çalışmaları önemsiyor, değerli buluyorum. Kitap bir kişi ve bir konuyu içermiyor, farklı branşlarda hekimlerin toplumda sıkça karşılaşılan rahatsızlıklara dair bilinenden farklı bilgi, birikim ve tecrübelerini paylaşmasından oluşmuş. Kitabı yalnız hekimler değil, hastalar ve yakınları da dahil herkes okuyabilir. Zira içerik ve dil buna uygundur. Bu tür kitapların özellikle yeni yetişen hekim adayları olmak üzere okuyan herkese farklı ve özgün bakış açıları kazandıracağını düşünüyor, tavsiye ediyorum. Dikkat çekmek istediğim tek nokta, 2014 tarihli kitabın yazarlar tarafından güncellenip yeni konuların ilave edilmesidir. Böyle ufuk açıcı ve tefekküre çağıran kitaplara çok ama çok ihtiyacımız var. Zira robotların ve yapay zekanın tıp alanında devreye girdiği bu çağda tıbbın etik, ahlaki ve bir çok açıdan tartışılıp sorgulanmaya ihtiyacı vardır. Tıp tekrar nesnesi değil öznesi olan insana dönmeli, onunla barışmalı, kaynaşmalıdır.



29 Ağustos 2026 Cumartesi

KİTAP DEĞERLENDİRMESİ-2026/27 - BU KADAR YOKSULLUK NEDEN VAR?-BAYRAM KARAÇOR

KİTAP DEĞERLENDİRMESİ-2026/27
Yazarın daha önce 'İnsana Yön Veren Değerler' kitabını okumuş ve ayrıca 'Halk Üniversitesi Öğretim Üyeleriyle Söyleşi' dizisi kapsamında bir söyleşi yapmıştım. Söyleşi sonrası hediye ettiği kitabı yeni okuma fırsatı buldum. Beyan Yayınları'nın 'Neden Var Serisi'nin 9. kitabı olan bu kitabın aslında tam ismi 'Yeryüzünde Yeteri Kadar Nimet Varken Bu kadar Yoksulluk Var'dır. Yazar, konuyu enine boyuna edebi bir dille, örnekler vererek işlemiş, herkesin anlayabileceği bir dille yazmış. Kitap iyi ve tavsiye edilebilir. Fakat bir eksiği, hem de önemli bir eksiği olduğunu düşünüyorum. Yazar, yoksulluğun tarihini, genel özelliklerini ve Dünya'daki durumunu ele alırken, yaşadığı ülkeyi es geçmiş gibi. Haklı olarak emperyalizm ve sömürüye vurgu yaparken ülkemizde gerek emperyalistler gerekse yerli işbirlikçileri eliyle 'ülkede yeteri kadar nimet varken neden bu kadar yoksulluk var' bunu irdelemiyor. Temmuz 2026 itibariyle Türk-İş verilerine göre dört kişilik bir ailenin açlık sınırı (gıda harcaması) 37 bin TL, yoksulluk sınırı 120 bin TL iken ve de en düşük emekli aylığı 24 bin TL, asgari ücret net 28 bin TL iken, gelir dağılımı adaletsizliği zirve yapmış ve küçük bir azınlığın servetin çoğunluğunu elinde tuttuğu bir ülkede buna değinmemesi ve neden diye sorup irdelememesi mazur görülemez. Nedense bu ülkede bir konu veya sorun olduğunda projektörleri hep dışarı ve başkalarına yöneltirken içeri ve kendimize yöneltmiyoruz. Tıpkı sömürenleri eleştirirken sömürülenlerin buna neden izin verdiğini ve ayağa kalkmadıklarını (kıyam, isyan etmediklerini) sorgulamaktan imtina ettiğimiz gibi. Halbuki biz "ne ezen (sömüren, zalim) ol, ne de ezilen (sömürülen, mazlum) ol" diyen bir inancın, dünya görüşünün, felsefenin insanlarıyız, müminleriyiz.


27 Ağustos 2026 Perşembe

KONUK: PROF. DR. ÖZLEM ORUÇ / “BERABER YÜRÜDÜK BİZ BU YOLLARDA” SÖYLEŞİ -11-

BERABER YÜRÜDÜK BİZ BU YOLLARDA” SÖYLEŞİ -11 / KONUK: PROF. DR. ÖZLEM ORUÇ

Merhaba, Özlem Malas Oruç, İstanbul Süreyyapaşa Hastanesi’nde tanıdığım ve 19 yıl aynı kurumda beraber çalıştığım Göğüs Hastalıkları Uzmanı Profesör bir meslektaşımdır. Çalışkan, nazik, sakin ve hanımefendi biridir. Güneşli fakat çok rüzgârlı bir yaz gününde Süreyyapaşa yerleşkesinin B Blok otoparkında portatif sandalyelerimize oturup “Süreyyapaşa’dan Gelip Geçenlerden” iki kişi olarak karşılıklı söyleştik. Heybeliada ve Süreyyapaşa yıllarına ait izlenimler, anılar, 28 Şubat Postmodern Darbe Süreci’nde mütesettir bir bayan doktor olarak yaşadıkları, idarecilik tecrübesi, palyatif bakımın kuruluşu ve gelişimi dahil birçok şeyi bir saate yakın konuştuk. Söyleşinin hoşunuza gideceğini ve başkalarıyla da paylaşacağınızı umuyorum. İlgiyle izleyeceğinizi ve beğeneceğinizi (beğeni butonuna basarsanız sevinirim) umuyorum. Videoyu başkalarıyla da paylaşır ve kanalıma abone olursanız sevinirim. İyi seyirler.

Prof. Dr. İrfan Yalçınkaya

https://www.youtube.com/watch?v=lEOWSN3XW1w



22 Ağustos 2026 Cumartesi

KİTAP DEĞERLENDİRMESİ-2026/26 - MEHDİ'DEN ÖNCE DEVRİMDEN SONRA İRAN-MUHAMMED BERDİBEK

 KİTAP DEĞERLENDİRMESİ-2026/26

Tatilde başladığım kitabı 11 gün içinde bitirdim. Bu güne kadar İran konusunda çok kitap okudum fakat hepsi genelde devrim dönemine aitti. Fakat bu çalışma İran'da gerçekleşen devrimi 2025'e kadar getirmiş, çok yönlü ve derinlikli analiz etmiş. Yazar zengin kaynakça kullanmış ve birikimini çok iyi sistematize etmiş. Kitabı okurken dünden bugüne İran siyasetinde ne olup bittiğini çok iyi izleyebiliyorsunuz. Bu kitabı okuduktan sonra İran konusu kafamda daha bir netleşti, yerine oturdu, adeta bir aydınlanma yaşadım. Yazar önyargılara, şablonlara ve peşin hükümlere itibar etmeden İran konusunu  olduğu gibi önümüze koymuş. On üzerinden on verdim ve İran'da olup biteni anlamak için mutlaka okunmalı kanaatindeyim. Bu kitabı okumayan birinin İran hakkında konuşmasını abesle iştigal olarak görüyor, ciddiye almıyorum.