24 Kasım 2022 Perşembe

TAMBUR & KANUN / MİNİ KONSER

17-19 Kasım 2022 tarihleri arasında Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi tarafından ikincisi gerçekleştirilen 'Uluslararası Ahi Evran Tıp ve Sağlık Bilimleri Kongresi'ne ilk iki gün katıldım. İlk gün Prof. Dr. Hanefi Özbek ve Prof. Dr. Ahmet Hakkı Turabi tarafından beş kısa eserden oluşan bir mini konser icra edildi. Ben de kayıtlarını yaptım ve akabinde yayın için kendilerinden izin aldım. Bugün bütün hazırlıkları yapıp yaklaşık 16 dk tutan bu güzel kaydı Youtube'a yükledim. Umarım beğenir ve paylaşırsınız.



15 Kasım 2022 Salı

GÖĞÜS HASTALIKLARI VE CERRAHİSİ UZMANLIK DALINDA DERNEKLER, KONGRELER & ANILAR, GÖRÜŞLER

Ülkemizde tıp alanında her uzmanlık dalının en az bir derneği olup bazı uzmanlık dallarında birden fazla dernek mevcuttur. Mesela göğüs cerrahisi uzmanlık dalında bir dernek varken (1), göğüs hastalıkları uzmanlık dalında beş adet dernek mevcuttur. (2-6) Bu sayıya o uzmanlık dallarının yan dalları ve bir uğraş alanı ile ilgili olan dernekler dahil değildir. (7-11)

Peki neden göğüs cerrahisi uzmanlık dalının tek bir derneği varken ve ancak iki senede bir kongre yapabiliyorken, göğüs hastalıkları uzmanlık dalının beş adet derneği mevcut olup her biri bırakın her yıl kongre yapmayı okul, kurs, sempozyum hatta mevsimine göre tatil yöreleri dahil değişik illerde solunum günleri, buluşmaları adı altında çok sayıda toplantı yapabilmektedir?

Bu soruya cevap vermeden önce,

DEVAMI İÇİN; https://www.akademikakil.com/gogus-hastaliklari-ve-cerrahisi-uzmanlik-dalinda-dernekler-kongreler-anilar-gorusler/irfanyalcinkaya/



11 Kasım 2022 Cuma

BİR HABER & BİR ANI -3-

Bir Haber & Bir Anı

-3-

Haber

“Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan(RTE)'ın eski doktoru ve 22'nci Dönem AKP Balıkesir Milletvekili Turhan Çömez, Erdoğan'ın CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun ABD ziyaretiyle ilgili sözlerine yanıt verdi. Erdoğan'ın "Biz bir defa ilk seçimi yaptığımızda ve bu seçimden de açık ara büyük bir başarıyla birinci parti olarak çıktıktan sonra gitmiştik" sözlerinin gerçeği yansıtmadığını ifade eden Çömez, "Erdoğan nasıl oldu da toplumun gözüne baka baka ‘ben seçildikten sonra gittim’ dedi. Biz gittik, ben yanındaydım. Parti kurulmadan gittik. Parti kurulduktan sonra da gittik. Seçimden sonra da gittiler ben orada yoktum" dedi…”

(https://www.gazeteduvar.com.tr/turhan-comez-erdogan-parti-kurulmadan-once-de-abdye-gitti-ben-yanindaydim-haber-1584369 , 11.10.2022)

Anı

Sene 2003, aylardan haziran, Ege denizinden tatlı bir meltem esmekte idi.

Çeşme'de dindar muhafazakâr bir tatil köyünde, doçentlik sınavlarının yorgunluğunu atalım ve akademik titre ulaşmayı ailecek kutlayalım dedik.

Havuz başında Avusturya Viyana'da pastane işleten ve Avrupa Milli Görüş Teşkilatı'na mensup bir gurbetçi ile sohbet ediyorduk.

Sohbet esnasında konu açıldığında bir ara dedi ki; "RTE, siyasi yasaklı iken ABD ziyareti sonrası (mayıs 2000) dönüşte Viyana'ya uğradığında bizim evde toplanmıştık. O zaman demişti ki; "Amerikalılar benden bir parti kurmamı istiyorlar. Ben de onlara dedim ki; "Ama ben siyasi yasaklıyım. Nasıl olacak bu iş?". Onlar da dediler ki; "Sen kur, gerisini merak etme".

Sonrasına herkes şahit oldu zaten. AKP 2001'de kuruldu, 2002'de ilk genel seçimlerde tek başına iktidara geldi. Baykal devreye girdi, yasak kaldırıldı, sadece Siirt seçimleri bir bahane ile iptal edilip RTE milletvekili adayı oldu, kazandı, partinin başına geçti, başbakan koltuğunu devraldı. Ve bütün bu olmaz sanılan, baş döndüren ve inanılmaz gelişmeler, hatırlanırsa kamuoyuna Siirt'te belediye başkanı iken okuduğu bir şiir nedeniyle siyasi yasak konmasına nazire olarak "Yiğit düştüğü yerden kalkar" diye sunuldu.



3 Kasım 2022 Perşembe

ANADOLU İRFAN’I - Hz. Ömer

HZ. ÖMER

Bu toplumda bugüne değin bize vaazlarda, hutbelerde, kürsülerde, nutuklarda aktarılan rivayetlerdeki Hz. Ömer'in “devlet işi bitince söndürdüğü mumu” bugün artık devamlı yanıyor; işi bitince fırsat buldukça “halk ne alemde diye gezdiği” sokaklarda artık son model mersedes ve korumalarla konvoy halinde geziliyor, yoksul ve müstaz’af semtlere, evlere uğranılmıyor; Dicle’nin kıyısındaki kuzuları kurtlar çoktan kaptı bile, değil ‘adl-i ilahi’nin sorması, o kurtlarla işbirliği yapılıyor, hatta kurt kanunu yürürlükte; kilisede kılması istenilen fakat 'namaz kılarsam benden sonra burasını camiye çevirirler' yerine katedral ve kiliseler camiye dönüştürülüveriliyor; Kudüs yolunda Ömer'in devesine artık kimse münavebeli binmiyor,  binemiyor zira Ömer’i zikreden kişiler deveden hiç inmiyor; bedeli verilmesine rağmen rızası dışında arsasına cami yapıldığı için kendisine başvuran kadının şikayeti üzerine “camiyi yıkın ama adaleti yıkmayın” yerine tam tersi camiyi yıkmayın, yakmayın denilip adaleti yıkmakta bir beis görülmeyebiliyor; suikast sonrası ölüm döşeğinde “yerine oğlun halife olsun” diyenlere “bir evden bir kurban yeter” sözü kısa sürede unutuldu, oğullar babalarının tahtına oturuverdi, hatta akrabalar bile devletin makam-mevkilerine yerleşiverdiler. Ah Hz. Ömer(ra) ah, sen dillerde bir hikâyesin, menkıbesin, masalsın artık. Belki de “biz büyüdük ve kirlendi dünya” ya da bunlara inanacak çağı geçtik, ‘maymunun gözü açıldı’, karnımız tok artık. 



27 Ekim 2022 Perşembe

BİR HABER & BİR ANI -2-

Bir Haber & Bir Anı

-2-

Haber

“…7 yaşındaki Metehan, çiğnemeye başladığı sakızın boğazına kaçması nedeniyle nefes almakta zorluk yaşadı. Durumu fark eden 11 yaşındaki 6'ncı sınıf öğrencisi Adem, Metehan'a müdahalede bulundu.

Metehan'a Heimlich manevrasını (Rahatsızlanan kişinin göğüs kafesinin altına bir el yumruk yapılarak baskı uygulanması) uygulayan Adem, sakızın dışarı çıkmasını sağladı…

…Adem, okulda ilk yardım eğitimi aldığına işaret ederek, "Bu eğitimi, beden eğitimi dersinde okulda görmüştüm. Öğretmenimiz akıllı tahtadan bize bunları göstermişti" diye konuştu…

 (https://medimagazin.com.tr/guncel/ortaokul-ogrencisi-heimlich-manevrasiyla-arkadasinin-hayatini-kurtardi-102520 , 21.10.2022)

Anı

2004 yılında Van’da bir hafta sonu ailecek evimizde sabah kahvaltısı yapıyorduk. Üç numaralı iki yaşındaki oğlumuz, ağzına yutabileceğinden fazla ekmek parçası almıştı. Uyarmamıza rağmen dinlemedi. Sonra birden çırpınmaya başladı, boğazını tutuyor, nefes almakta zorluk çekiyordu. O telaşla parmağımı ağzına sokup lokmayı çıkarmaya çalıştım, ama nefes borusunun tümden tıkanmasından korkarak zorlamadım. Zira nefes alış verişi devam ediyordu. O telaşla aklıma acil durumlarda uygulanan “Heimlich manevrası” da gelmedi. Hızla paltomu giyip pijamalarla arabaya binip doğruca yakındaki hastanemizin acilinin yolunu tuttum. Yolu tam yarılamışken bir bariyeri geçerken araba zıpladı. Tam o esnada oğlumuzun ağzındaki lokma dışarı fırlayıverdi ve solunumu rahatladı. Biz de derin bir oh çektik. Sorun bitince acile gitmeye de gerek kalmadı, izimiz üzere geri eve döndük, sevindik, şükrettik. Halbuki Van Tıp Fakültesi’nde stajyerlere “solunum ve yemek borusu yabancı cisimleri” dersini ben anlatıyordum ve bu konuda birçok çalışmam dahi vardı. Bu acil vakada bir hekim gibi değil bir ebeveyn gibi hareket etmiş, vakayı sükûnetle ele almamış, acil durumlarda uygulanabilen bir manevra (Heimlich) hatırıma bile gelmemişti. Siz, siz olun benim yaptığım hatayı kesinlikle yapmayın. Habere bakarsanız 11 yaşındaki çocuk bile bu manevrayı biliyor ve arkadaşını kurtarıyor, belki de nefessiz kalıp ölmesini veya beyninin hasar görmesini önlüyor. Şimdiki çocuklar bir harika.





20 Ekim 2022 Perşembe

BİR HABER & BİR ANI -1-

Bir Haber & Bir Anı

-1-

Haber

“…Erdoğan, geçen günlerde AKP’ye katılan Mehmet Ali Çelebi’ye AKP TBMM Grup Toplantısı’nda rozet takmış, bu sırada da Çelebi’nin elini sıkarak “Senin çocuk kaç tane” diye sormuştu. Çelebi’yse “Bir tane efendim” diye yanıt vermişti. Çelebi daha sonra yanında bulunan eşini işaret etmiş ve “Doktora yapıyor, kariyer” demişti. Erdoğan buna “Olmaz ya, bu işin kariyeri çocuk doğurmaktır. Sayıları artırmak lazım” karşılığını vermişti. Çelebi’nin eşine yaşını soran ve “46” yanıtını alan Erdoğan, “Allah’tan isteyelim devam. Çocuk çok önemli. Bak PKK’nın 5 tane, 10 tane, 15 tane var” sözlerini sarf etmişti...”

(https://www.diken.com.tr/erdoganin-pkklilar-15-cocuk-yapiyor-sozlerine-tepki-kurtler-bunu-anladi/ , 19.10.2022)

Anı

1998 yılının Temmuz’unun 7’si idi. Ağrı’da mecburi hizmet yıllarında tanıştığım ve aradan geçen yıllarda dostluğumuzun pekiştiği Türk milliyetçisi bir arkadaşım, doktor ve akademisyen (o sıralar Van Tıp’da Yardımcı Doçent’tim) olmam hasebiyle, beni Milliyetçi Hareket Partisi’nin Balgat’taki Ar-Ge Merkezi’ndeki Politika Okulu’nda yapılacak Sağlık Araştırmaları Kolu’nun toplantısına çağırdı. İlginç bulduğum bu davete icabet ettim. Toplantının başkanlığını bir süre sonra kurulacak Anasol-M hükümetinde Sağlık Bakanlığı Müsteşarlığı da yapacak olan Gazi Tıp’tan bir hoca yapıyordu. Toplantıda ülkedeki sağlık alanında mevcut durum ve sorunlar masaya yatırıldı, çözüm önerileri tartışıldı. Benim için beyin fırtınası misali oldukça faydalı oldu. O toplantıda tuttuğum notları hâlâ muhafaza ederim. Toplantının başında ilk konuşulan konu Türk milliyetçisi olanlar için normal gözükse de benim gibi Türk ama milliyetçi olmayan ve üstelik de dindar biri için anormaldi. “Nüfus planlamasında hedef bölge Doğu ve Güneydoğu Anadolu olması gerekirken, bilinçli olarak Yozgat, Çankırı gibi illerde başlatılmış olmasının ve bu yolla Türk nüfusun azaltılıp Kürt nüfusun arttırılması sonucu yıllar sonra nüfus ve demografik yapının ne yönde değişebileceğini düşünmek gerekir” sözleri sarf edildi. Daha sonra diğer hususlara geçildi. Toplantının çözüm önerileri kısmında ise “sağlıklı yaşamak her Türk vatandaşının hakkıdır” dışında milliyetçilikle ilgili başka bir ifade yoktu.