18 Eylül 2026 Cuma

ANNEANNEM İÇİN - İRFAN YALÇINKAYA

ANNEANNEM İÇİN - İRFAN YALÇINKAYA

Geçenlerde hayata veda eden merhum Serhat Kılıç’ın yorumladığı ve Peyk Grubunun solisti merhum İrfan Alış’ın seslendirdiği “Babaanne” adlı çalışma beni çok etkiledi. Öyle ki, 26 yılı aşkın bir zaman önce kaybettiğim anneannemi hatırladım. Elimdeki fotoğrafları ve ona ait kısa bir videodan kısa bir bölümünü bir araya getirip bu parça eşliğinde hazırladım. Böylece anneannemi (ebemi), merhum Gülsüm teyzemi, köyü ve köydeki evini hatırlamak, hatırlatmak istedim. Bütün insanların diriltilip ayağa kaldırıldıkları hesap gününe kadar nur içinde yat, huzur içinde uyu köy kokulu ebem.

Torunun İrfan Yalçınkaya / 18.09.2026

https://www.youtube.com/watch?v=9wXHr9os0ro



13 Eylül 2026 Pazar

KİTAP DEĞERLENDİRMESİ-2026/30 - HAYAT'TA OYNAMAM-ULVİ ALACAKAPTAN

KİTAP DEĞERLENDİRMESİ-2026/31
HAYAT'TA OYNAMAM-ULVİ ALACAKAPTAN

Tiyatro sanatçısı yazarın daha önce üç kitabını okumuştum. Bu son kitabında 50 yılı aşkın tiyatro yaşamındaki anılarını kaleme almış. Kendisini bir kere Beyan Yayınları'ndaki sohbette dinlemiştim. Bant (kaset) tiyatrosu çalışmaları da gençlik yıllarımın anıları arasındadır. 'İnsanlar ve Soytarılar' oyununu da internetten izlemiştim. İslam'a ciddi anlamda ilgi duyduğum 80'li yıllarda onun ismini de yazılı basında solculuktan İslam'a ihtida eden isimlerden biri olarak hatırlıyorum. Sonrasında da tiyatro ve gösteri sanatları icrasına devam etti. Tiyatro dindar kesimin olmadığı ve ilgilenmediği bir alan iken onunla birlikte bu alanda da kıpırdanma oldu, örnekler verilmeye başlandı. Alacakaptan gerek solcu olduğu gerekse de dindar olduğu zamanlardan bugüne kadar yarım asrı aşan sanat hayatındaki anılarını ve düşüncelerini bu kitapta toplamış, aynı zamanda bir yerde ülkemizin tiyatro tarihine de tanıklık etmiş. Bu nedenle kendisini bizzat kendisinden okuyup öğrenip anlamak için 'bir ömür bir kitap' ilkesinden hareketle okunmasını özellikle ve önemle öneriyorum. Kitabın olumsuz tarafları ise gerçi yazar sıkıcı olmasın diye yaptım demiş ama hatıraların ortaya karışık yapılması (yazılması), yazım hataları ve tekrarların fazla oluşudur. Yeni baskısında bu mahzurların düzeltilmesini umarak bir ömre sığdırdığı sanat hayatının anılarını bize okuma olanağı verdiği için kutluyorum.


10 Eylül 2026 Perşembe

ARAMIZDAN AYRILANLAR / “BERABER YÜRÜDÜK BİZ BU YOLLARDA” - İRFAN YALÇINKAYA

ARAMIZDAN AYRILANLAR / BERABER YÜRÜDÜK BİZ BU YOLLARDA”

Merhaba, “Beraber Yürüdük Biz Bu Yollarda” Söyleşi Dizisi’nde bugüne kadar 12 söyleşi yayınladım. Bu hafta söyleşilere bir ara verip “Bu Yollarda Beraber Yürüdüğüm” ve artık “Aramızdan Ayrılmış” olan kişileri anmak istedim. Tevafuka bakın ki çalışmamda ilk sırada yer alan isim olan Mehmet dedemin de bugün 50. Vefat Yıldönümü. Aradan geçen 50 yılda hayatta iken tanıdığım, acı tatlı birçok şeyi paylaştığım toplam 50 kişiye yer verdim. Her birini kısaca tanıtıp arşivimdeki fotoğraflardan ilgili olanları kullandım. Bu çalışmamla hepsini topluca son bir kez anıp sevgi, saygı, selam ve dualarımı sunup onları kayıtlı kalıcı kılmak istedim. Her biriyle nice anılarım olan bu elli insanın bir veya bir kısmı ile eminim birçoğunuzun da hatıraları vardır. Onlar aramızdan ayrıldı, geride adları, anıları kaldı, dostları olarak da bize düşen hatırlamak, hayır dua kılmaktır.

İlgiyle izleyip hoşunuza gideceğini ve başkalarıyla da paylaşacağınızı umuyorum. Kanalıma abone olursanız memnun olurum.

11.09.2026 / İrfan Yalçınkaya



6 Eylül 2026 Pazar

KİTAP DEĞERLENDİRMESİ-2026/30 - ULVİ ŞEYLER-ULVİ ALACAKAPTAN

KİTAP DEĞERLENDİRMESİ-2026/30
ULVİ ŞEYLER-ULVİ ALACAKAPTAN

Tiyatro sanatçısı, yazar Ulvi Alacakaptan'ın yıllar önce "Ağzınıza Laik" ve "Zehir Zemberek" kitaplarını okumuştum. Bu kitap da bu seriden olup 90'lı yılların sonunda yazdığı köşe yazılarından oluşuyor. Esprili, güldürürken düşün-dürten, kelime oyunlarıyla taşlama yapan bir üslup hakim. Günümüze pek hitap etmeyen, mazide kalan olaylar, anılar ilgisini çekenler için okunabilir elbette, bende iz bırakmadı, etki yapmadı.





3 Eylül 2026 Perşembe

KONUK: DR. ABDULLAH KANSU / “BERABER YÜRÜDÜK BİZ BU YOLLARDA” SÖYLEŞİ -12-

BERABER YÜRÜDÜK BİZ BU YOLLARDA” SÖYLEŞİ -12 / KONUK: DR. ÖĞR. ÜYESİ ABDULLAH KANSU

Merhaba, Dr. Abdullah Kansu, İstanbul Süreyyapaşa Hastanesi’nde tanıdığım ve iki yıl aynı kurumda beraber çalıştığım Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doktor Öğretim Üyesi bir meslektaşımdır. Baştan söyleyeyim, bu söyleşi çok canlı, dinamik, esprili, neşeli, cıvıl cıvıl, adeta ‘teke tek’ formatında oldu. Abdullah’la önce Edirnekapı Ulubatlı’da buluşup birlikte Mihrimah Sultan Camisi’nden başlayarak mahalle turu yaptık, sonra boğaza nazır bir parkta oturup söyleştik. Yarım saat kadar konudan konuya atladık, bir sürü ismi zikrettik, dünden bugüne mazide gezinip felsefi ve edebi konulara daldık. Bu söyleşiyi mutlaka izleyin, ihmal etmeyin, ertelemeyin derim. İlgiyle izleyeceğinizi ve beğeneceğinizi (beğeni butonuna basarsanız sevinirim) umuyorum. Videoyu başkalarıyla da paylaşır ve kanalıma abone olursanız sevinirim. İyi seyirler.

Prof. Dr. İrfan Yalçınkaya

https://www.youtube.com/watch?v=FJ5lCYjshIc&t=18s



31 Ağustos 2026 Pazartesi

KİTAP DEĞERLENDİRMESİ-2026/29 - DERYA MAVİSİ Kanatsız Meleklere-PROF. DR. SEDAT GÜRKÖK

KİTAP DEĞERLENDİRMESİ-2026/29
DERYA MAVİSİ Kanatsız Meleklere-PROF. DR. SEDAT GÜRKÖK

Yazar göğüs cerrahisi uzmanı bir meslektaşımızdır. Kendisini özellikle bedelli askerlik yaptığım Ankara GATA'da iken yakından tanıma ve çalışma fırsatı bulmuştum. Mesleki anılarımı kaleme aldığım kitabım 'Benim Yolum'dan etkilenmiş ve bilahare o da anılarını 'Bize Her Yer GATA' ismiyle kaleme almıştı. Geçenlerde whatsapp'tan yeni kitabının çıktığını haber verdi. Tebrik etmek ve hayırlı olsun demek için aradığımda bu kitabının gerçek bir olaydan yola çıkarak hazırladığı ve kurguladığı bir roman olduğunu belirtti. Ben de bu vesileyle hemen okumak için not aldığım diğer kitaplarla birlikte sipariş verdim. Elime ulaşır ulaşmaz da hemen başlayıp bir günde (bir solukta, çırpıda) bitirdim. Öncelikle meslektaşımın roman gibi zor ve zahmetli edebi bir türe el atmasını takdir ettim, Daha önce tıbbi polisiye türünde roman yazan bir diğer göğüs cerrahisi uzmanı meslektaşımız Prof. Dr. Şeyda Örs Kaya'ya ait 'Kıskaç' romanını da bu vesileyle zikredeyim. Sedat, rahat okunan, akıcı, sürekleyici, heyecanlı, şaşırtıcı bir roman yazmış. Daha yolun başında olan yazara eğer bu yolda devam edecekse bazı önerilerim olacak. Kitabın içindeki bazı ifadeler ve tasvirler beni rahatsız etti, ama Sedat'ın dilini ve üslubunu bildiğim için şaşırmadım, fakat yine de daha dikkatli olunabilirdi. Bazı konularda tekrara düşmemeye özen gösterilse kitabın hacmi biraz azalabilirdi. Romanın ara başlıkları olmasa roman havasına daha uygun düşerdi. Dedim ya, yazar daha yolun başında ve katedeceği daha çok mesafe var. İlk roman denemesine göre gayet başarılı bulduğumu belirteyim. Marifet iltifata tabidir derler, yazarı tebrik ediyorum, ilginç ve şaşırtıcı bir imkansız aşk hikayesi okumak, bu cesarete, emeğe değer vermek ve yazarı yeni çalışmalara teşvik etmek için alıp okumanızı öneriyorum. Zira hekimlik, cerrahlık gibi zor ve zahmetli bir mesleği icra ederken bir de emek ve yetenek isteyen edebi çalışmalara imza atmak herkesin harcı değildir. Sedat kanaatimce işte bunu başarmış.


30 Ağustos 2026 Pazar

KİTAP DEĞERLENDİRMESİ-2026/28 - TIP BUDUR-EDİTÖR:İLKNUR ARSLANOĞLU

KİTAP DEĞERLENDİRMESİ-2026/28

Yıllar önce 'Tıp Bu Değil' kitaplarından ilkini okumuştum, diğerini ise okumadım. 'Tıp Budur' kitabını ise alalı çok olmasına rağmen bir türlü okumak kısmet olmamıştı. Sonunda çeşitli nedenlerle beş ay sürse de kitabı okuyup bitirmeyi başardım. Dünyada ve ülkemizdeki modern tıp felsefesini ve uygulamalarını irdeleyen bu tür çalışmaları önemsiyor, değerli buluyorum. Kitap bir kişi ve bir konuyu içermiyor, farklı branşlarda hekimlerin toplumda sıkça karşılaşılan rahatsızlıklara dair bilinenden farklı bilgi, birikim ve tecrübelerini paylaşmasından oluşmuş. Kitabı yalnız hekimler değil, hastalar ve yakınları da dahil herkes okuyabilir. Zira içerik ve dil buna uygundur. Bu tür kitapların özellikle yeni yetişen hekim adayları olmak üzere okuyan herkese farklı ve özgün bakış açıları kazandıracağını düşünüyor, tavsiye ediyorum. Dikkat çekmek istediğim tek nokta, 2014 tarihli kitabın yazarlar tarafından güncellenip yeni konuların ilave edilmesidir. Böyle ufuk açıcı ve tefekküre çağıran kitaplara çok ama çok ihtiyacımız var. Zira robotların ve yapay zekanın tıp alanında devreye girdiği bu çağda tıbbın etik, ahlaki ve bir çok açıdan tartışılıp sorgulanmaya ihtiyacı vardır. Tıp tekrar nesnesi değil öznesi olan insana dönmeli, onunla barışmalı, kaynaşmalıdır.